Birleşik İşçi Kurultayı sonuç deklarasyonu yayımlandı

BİRLEŞİK İŞÇİ KURULTAYI SONUÇ DEKLARASYONU
Örgütlüysek her şeyiz değilsek hiçbir şeyiz!

Toplumsal tüm birikim ve zenginliğin yegâne üretici gücü olan emek-gücünün maruz kaldığı sömürü bugün katmerleşmektedir.

Emeğin canlı taşıyıcıları ve tüm toplumsal zenginliğin üreticisi olan milyonlarca işçi-emekçi, bugün esaret koşullarında yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Dünyayı yaratan işçiler bugün kırıntılar ile yaşıyor.

Milyonlarca işçi işsiz, milyonlarca işçi aç, milyonlarcası borç kıskacındadır. Üzerine benzin döküp bedenini tutuşturan, başına silah dayayıp ateşleyen, çatıya çıkıp intihara kalkışan, bunalıma girip canına, ailesine kıyan sayısı giderek artmaktadır.

Çalışma alanları bir tür toplama kampına, çalışmanın kendisi bir tür işkenceye dönüşmüştür. İşçiler, iliğine kadar sömürülmelerinin üzerine bir de pervasızca her türlü hakaret ve aşağılanmaya maruz kalmaktadır.

Alınmayan basit önlemler nedeniyle her gün 5-6 işçi, iş cinayetlerinde hayatını kaybederken cinayetlerin gerçek sorumluları korunmakta, yeni cinayetlere olur verilmektedir.

Taşeron sistemi, temel çalışma biçimi haline gelmiştir. İşçilerin iş güvencesi şef, amir, patronların iki dudağı arasındadır. Ücretler, açlık sınırının bile altında olan asgari ücret düzeyinde eşitlenir olmuştur.

İşçiler, kendi deyimleriyle, mesai olmasa açtırlar. Günde ortalama 12 saat çalışmaya mahkûm edilen işçilerin yaşamı iş ve ev arasına sıkıştırılmıştır.

İşçilerin hak araması, yasalarda yer alan haklarına sahip çıkma çabası dahi bin bir baskı ve şiddetle engellenmeye çalışılmaktadır.

Sendikalı olmak anayasal bir hak iken sendikal örgütlenme yapan işçiler suçlu muamelesi görerek işten atılmakta, neredeyse her grev, ‘milli güvenliği tehdit edici’ bulunarak yasaklanmaktadır.

İşçilere ait olan sendikalar, işçilerin hak ve çıkarlarını korumak için mücadele etmek bir yana, büyük ölçüde ‘işçiye karşı işçi sendikası’ durumundadır. Mücadeleden yana birkaçı dışında sendikalar, ana gövdesiyle mevcut esaret düzeninin suç ortağı ve bu düzenin sürdürülebilmesinin birer aparatı durumundadır.

İşçiler, kendi sınıfsal çıkarlarını ifade eden siyasal örgütlenme alanından uzaktır. Bu uzaklık, bir yönüyle esaretinin kaynağı olan düzen politikaları ve siyasetçilerinin toplumsal dayanağı olma sonucunu doğururken, diğer yönüyle kendine ait olan sendikalarını büyük ölçüde mafyalaşmış sendikal yapıya terk etme sonucunu doğurmuştur.

İşçiler, kendi sınıfsal davası için örgütlenmekten uzak kalmanın sonuçlarını her anlamda ağır bedeller ödeyerek yaşamaktadır.

İşçi sınıfı, kendisini cendereye alan bu esaret düzeninden örgütlenerek kurtulacaktır

Birleşik İşçi Kurultayı, bu anlamda mütevazı ama önemli bir adımdır. Ortak bir mücadele hattı örerek işçi sınıfını kuşatan esaret çemberini kırmaya girişmek ve örgütlülüğümüzü büyütmek hedefiyle İşçi Gazetesi çağrısıyla düzenlendi.

Kurultay, 2 aylık bir hazırlık süresinin ardından 8 Nisan Pazar günü İstanbul’da gerçekleştirildi. Farklı işyeri, işkolu ve illerden 220 dolayında işçi-emekçinin katıldığı Kurultay’a aydın, akademisyen, sendikacılar da katılarak destek verdi.

İşçilerin sunumlarıyla başlayan Kurultay’da; Deri Konfeksiyon, Deri Tabakhane, Tekstil, Kargo-Lojistik, Çağrı merkezi, Turizm-Otel, Taşeron, İnşaat, Metal, Market-Mağaza, Kitabevi çalışanları, Meslek Lisesi öğrencileri adına 16 sunum yapıldı. Onlarca işçi tartışmalara katılarak görüş ve önerilerini ifade etti.

İşçi sunumlarının yanında, Kurultay’a destek verip gelebilenler ve yaptıkları sunum konuları şöyle oldu:

Birleşik Metal-İş Sendikası toplu sözleşme uzmanı İrfan Kaygısız; İşçi Sendikalarının Durumu… KHK ile ihraç edilmesinin ardından Ankara’da direnişini sürdüren Cemal Yıldırım; KESK ve Kamu Emekçilerinin Örgütlenmesi Üzerine… Akademisyen Özgür Narin; İşçilerin Özörgütlenme Deneyimleri Üzerine…

DİSK Yönetim kurulu üyesi ve Limter-İş Sendikası genel başkanı Kamber Saygılı ile Devrimci Yapı İşçileri Sendikası genel başkanı Özgür Karabulut da Kurultay’ı selamlayarak örgütlenmeyi büyütme çağrısı yaptılar.

Kurultaya’a programlarından dolayı katılamayan, sınıf alanında araştırma ve çalışmalarıyla bilinen Dr. Murat Özveri; İşçiler ve Yasalar, Yrd. Doç. Dr. Özgür Müftüoğlu; OHAL ve Sınıf Mücadelesi, Doç. Dr. Aziz Çelik; Türkiye İşçi Sınıfı Gerçeği, İSİG Meclisinden Murat Çakır; İşçi Cinayetleri ve Kıvanç Eliaçık; Göçmen İşçilik konularında yazılı çalışmalarıyla Kurultay’a katkıda bulundular.

Kurultay toplantısında kabul edilen bir öneri ile yapılan tüm sunum, tartışma ve kararlar yanında gönderilen yazılı çalışmaların da bir kitapçıkta toplanarak yayımlanması kararlaştırıldı.

Bu tartışmalarla 8 Nisan’da toplanan Birleşik İşçi Kurultayı programı esas olarak iki temel başlık altında şekillenmiş oldu. Bunlardan ilki işçi sınıfının çalışma ve yaşam koşulları ile sınıf hareketinin durumu olur iken ikincisi, ortaya çıkan tablo karşısında işçi sınıfı ne yapmalıdır sorusunun yanıtını aramak oldu.

Sunumlardan ve tartışmalardan çıkan ortak noktalar şöyle şekillendi:

İşçilerin ortak vurgusu; ‘bizi insan yerine saymıyorlar, örgütlenmek zorundayız’

Sunumlarda her sektör ve işyerine dair özgül sorun ve öneriler dile getirilmekle birlikte; sigortasız-güvencesiz kayıt dışı çalışma, düşük ücretler, sağlıksız ve güvenli olmayan çalışma ortamları, kadın işçilere yönelik taciz, yoğun tempo ile baskı altında çalışma, insan yerine konulmayarak aşağılanma gibi saldırılar ortak sorunları olarak öne çıktı.

Hemen her işçi, bu durumun işçilerin işyerlerinde örgütlü olmaması ve sendikaların işçiden uzak, sermaye ve devlet yanlısı tutumundan kaynaklandığına işaret ederek, birlik olmanın ve örgütlenmenin zorunluluğunu dile getirdi.

Her biri Kurultayın doğal delegesi olan işçiler ‘Ne yapmalıyız’ başlığı taşıyan son oturumda istek ve önerilerini dile getirip tartıştılar.

Örgütlenmeyi büyütmeye yönelik kararlar alındı

Konuşulanların sözü aşması, örgütlenmeye ve eyleme dönüşmesi gerekliliği belirtildi. Ayrıca geliştirilecek örgütlülüğün kalıcılaştırılmasında tartışıldı. Bunun üzerine yeni bir kurultayın örgütlenmesi bunun için işyeri temeline dayanan yerel örgütlenmeler ve bu yerellerin temsilcilerinin bir araya geleceği merkezi bir koordinasyon örgütlenmesinin kurulması ortak bir öneri olarak dile getirildi.

Önerileri derleyen Kurultay divanı daha sonra her birini tek tek okuyarak işçilerin onayına sundu.

Birleşik İşçi Kurultayı’nın perspektif ve kararları şöyle şekillendi:

1- İşçi sınıfı esirdir. Esaretinin temel sebebi örgütsüzlüğüdür. İşçi sınıfı siyasal alanda, toplumsal mücadelede bir sınıf olarak yer almamaktadır. Siyasal alanda kendi sınıfsal çıkarlarını sağlayacak örgütlenmelerden uzak durması, sınıfı kendi ekonomik örgütlenmelerine de sahip çıkamaz hale getirmiştir. Kurultayımız, işçi sınıfının siyasal ve ekonomik örgütlülüğünün geliştirilmesini destekler.

2- Birleşik İşçi Kurultayı kendisini sendikal örgütlenmelere alternatif olarak görmez. Kurultayımız, istisnalar hariç bugün büyük oranda sendika mafyası aracılığı ile sınıfı denetleme aracına dönüşmüş olan sendikalarını geri almayı, sınıf sendikacılığı temelinde sendikal örgütlenmenin geliştirilmesini önüne görev olarak koyar.

3- İşçi Sınıfının sınıf bilincinin en önemli göstergelerinden birisi de sınıf dayanışmasıdır. Birleşik İşçi Kurultayı sınıf dayanışmasının her düzeyde geliştirilmesini amaçlar. Bu doğrultuda eylemlilikler örgütler.

4- Kurultayımız işçi sınıfın örgütlenmesi doğrultusunda atılmış mütevazı ama önemli bir adımdır. Bu adımın kalıcılaştırılıp geliştirilmesi için bir yıl içerisinde daha örgütlü ve geniş katılımlı ikinci bir kurultay örgütlenmelidir.

5- Kurultaya katılan her katılımcı, kurultayın kararlarını hayata geçirmek ve bulunduğu alanlarda çalışma yaşamındaki sorunlara dönük faaliyet yürütmek için bölgesel, işkolu veya işyeri temelli birimlerini kurmalıdır.

6- Bölgesel, işkolu ve işyeri temelli oluşan birimler, kendi temsilcilerini seçer, bu temsilciler aracılığıyla Mayıs ayı sonuna kadar merkezi bir koordinasyon kurar.

7- Merkezi koordinasyon bölgesel, işkolu ve işyeri temelli birimlerin yerel örgütlenmelerin eş güdümünü sağlama ve merkezi çalışmaların yürütülmesinden sorumludur.

8- Kurultay örgütlenme komitesi, Mayıs ayı sonuna kadar kurulacak olan merkezi koordinasyonun görevlerini yürütmekle yükümlüdür.

9- Bir yıl içerisinde örgütlenecek olan ikinci Birleşik İşçi Kurultayı bölgesel, işkolu ve işyeri temelli oluşturulacak olan yerel örgütlenmeler üzerine yükselmelidir. Bu çerçevede ikinci Birleşik İşçi Kurultayı öncesi yerel kurultaylar örgütlenmeli ve ikinci Birleşik İşçi Kurultayının delegeleri seçilmelidir.

10- Nisan ayı içerisinde kurultayın değerlendirilmesi ve yol haritasının belirlenmesi ve yerel koordinasyonların gündem edilmesi için her ilde değerlendirme toplantıları ivedilikle örgütlenmelidir.

11- Kurultay sunumları, kararları ve tartışmaları iki ay içerisinde bir kitapçık haline getirilerek merkezi koordinasyon tarafından yayımlanacaktır.

12- Özgürlük alanlarının her geçen gün daraltıldığı, emek sömürüsünün katmerleştiği ve tüm bu gerçeği örtmek, topluma kabullendirmek için dışarıda savaş politikalarının hayata geçirildiği koşullarda işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’a giriyoruz. Kurultay bileşenleri özgürlük, barış ve insanca bir yaşam talepleriyle kitlesel bir 1 Mayıs’ın örgütlenmesi için her alanda çalışma yürütür.

13- Kurultay bileşenleri Kurultay sonuç bildirgesini, daha geniş işçi kesimlerine ulaştırmak amacıyla bulunduğu her yerelde ve 1 Mayıs mitinglerinde dağıtacaktır.

14- Birleşik İşçi Kurultayı işçi sınıfının birliği mücadelesinde atılacak her adımı destekler. Birlik, Meclis, Konsey, Komite vb. örgütlenme biçimlerinin tamamını bu adım çerçevesinde değerlendirir ve bu örgütlenmelere açık olduğunu ilan eder.

15- Kurultayımız kadın işçilerin temsiliyet ve örgütlenme sorununu özel olarak önüne koyar ve gerekli çalışmaları yapar.

16- Kurultayımız işçi sınıfının örgütlenmesini eğitim çalışması ile paralel olarak ele alır, bu doğrultuda planlamalar yapar.

17- Şu ana kadar somut pratik önerilerin birçoğu alanlarda belirlenecek olmakla birlikte yaptığımız özetleme sonucunda;

• İşçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda çalışma yapmayı önüne koyar.

• Bugün sömürü düzeninin önemli bir unsuru haline getirilen stajyer öğrencilerin örgütlenmesinin yolunu açacak çalışmalar yapar.

18- Kurultay’ın bir iş cinayetinde yaşamını yitiren İşçi Gazetesi emekçisi Dural Baysal anısına adanmasına karar verilmiştir.

İşçinin alınteridir bey-paşa sarayları, önümüz kavga yeri yürü iş alayları!

Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz!

Birleşik İşçi Kurultayı Örgütlenme Komitesi
16 Nisan 2018